Hata mesajı

Deprecated function: menu_set_active_trail() (/home/hidrosf1/public_html/fevzikarakoc.net/includes/menu.inc dosyasının 2405 satırı) içinde The each() function is deprecated. This message will be suppressed on further calls.

Fevzi Karakoç Kimdir?

1947 yılında Çankırı’da doğan Fevzi Karakoç, 1968-72 yılları arasında İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda okudu. 1974 yılında aynı kuruma asistan olan sanatçı, 1979 yılında Salzburg Yaz Akademisi’nde çalıştığı litografileri ile Salzburg Şehir Ödülü’nü aldı. 1983 yılında Özgün Baskıresim dalında Sanatta Yeterlilik alan Karakoç, 1986 yılında Doçent, 1993 yılında Profesör oldu ve 2002 Ocak ayına kadar Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde çalıştı. 2002 Şubat ayından itibaren Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde öğretim üyeliğine devam etmektedir.

Fevzi Karakoç’un resimlerinde başından bu yana var olan insanlar, duruş ve hareketleriyle bizim insanlarımız. Ancak onlar herhangi somut bir tipin, yöresel bir olayın öyküsünü anlatmak için değil, evrensel insan kavramına ve her insanın değerli bir varlık olduğuna dikkati çekmek için resme giriyorlar. Çizgi, şekil ve renklerin öğesel dilini zorlamadan resimdeki yerlerini koruyan insanlar ve diğer canlılar… Sanatçının son tablolarında insan ve at figürlerinin görsel dinamiğe katkıları daha da artmış, resmin şekil ve renklerine doğallığı aşan öğesel bir hareket kazandırmışlardır. Araştırmalarını yıllar boyu düşünsel bir temel üzerine oturtmaya çalışan Karakoç’un son resimlerinde figürsel hareket ve fırça hareketlerinin karşısında düz durağan zeminlerle yer yer selvilerin, kayalıkların ve tepelerin yer aldığı İstanbul ve Anadolu’nun renklerini taşıyan doğa manzaraları bir denge oluşturmaya çalışıyor.

Genelde, figürler önceki resimlerinden tanıdık; fakat biraz daha soyutlanmış ve olaydan uzaklaşıp resmin görsel bir elemanı haline gelmiş. Sanatçı,devamlı taze kalmanın ve resmin gizem dolu etki alanına kendini kaptırmanın sonucu, çalışmalarında devamlı bir arayış içinde. Bu arayışlardan en önemlisi olarak da ışığa ilişkin olanı vurgulayabiliriz. Çünkü ışığın kaynağının değişmesi ile sanatçının figürün inşasına ilişkin alışkanlıkları, belki de zaafları ortadan kalkıyor. Böylelikle yeni ışık arayışı artık figürü aydınlatmadığı için, figür hem bir gölge gibi sessizdir, hem de çağrışım derinliği yüklenmiştir. Fevzi Karakoç’un resim serüvenini takip eden sanatseverler çağdaş, avangart olmak için belli formülleri kullanmak yerine, kendi değerlerimizden çıkışlar yaparak da evrensel olunabileceğine inanan kararlı bir sanatçının eserlerine güvenlerini tazeleyecek.